13 Şubat 2014 Perşembe

ARaF 'la yola devam :)

ARaF

 

Karanlığı, sessiz bu gecelere kilitle!
Aymış, yıldızmış, hurda aydınlık nafile...
Cılız ışıkların feryadı yansımakta, hayrı yok kimseye
Herkes sağırsa, ben de dilsizim ne çare?!
Bundan böyle yamalı harfler, kelimelerden sürgün biline...

Sonra inceden hercai bir ateş titrer içimde
Ne alevi var, ne de feri sönmekte…
Araf’ta bile tarafım, inat karanlık gecelere!
Akıl almaz, yürek sığmaz kafese…
Pandora’ nın kutusu cebri açılsa bile,
Bir tek umut dökülmez, kalır kenetli sahibine…

10.2008
Işın Erenoğlu Üstündağ
www.isinapolis.com


1 Aralık 2013 Pazar

KervaN



Savrulur her adımda saçma gibi, kum taneleri gözlerine
Kervanda yorgun, direnen virane deve
Kirpiklerinde kumdan kurşunlar
Görüş ince bir iplik, o da flu, sarı toz içinde...
Hörgücüne mıhlı yükü, sancı sancı adımları, gebe varacağı yere
Kimi dinler asi çöl fırtınası, niye isyan edersin ki zerre?


Eser dinlenmez, kumun içine gömülmüş bir gemiyi yeryüzüne çıkarsın
Eser kesilmez, nice büyük kervanları saniyede yutsun, izsiz bıraksın…
Akıl çözmeye yetmez, Nicedir bilinmez…
Düzendir derler, kervan yürür, öndekini takip eder
Kurşuni fırtınada kervan değişir ama görev değişmez…

01.12.2013
Işın Erenoğlu Üstündağ



18 Temmuz 2013 Perşembe

IşıK HıZı

Mürekkep simgeye dönüşmek için          
Kağıt, mürekkebe kavuşmak için
Kitap okuyana ulaşmak için
Sen niye varsın düşündün mü?

Işık, aydınlık için
Karanlık farkındalık için
Sessizlik, sesi duyurmak için
Sen niye varsın düşündün mü?

Toprak beslemek için
Yeşil, nefes için
Ok, hedef için                                                      
Sen niye varsın düşündün mü?

Aşık Işın, biçareyim
Uzayda bir doğrudan ibaretim
IşıK HızıM, ezberim.
Dünyada bilime uzak eşiğim, uzayın bütününde yetersiz bir kaşifim

17.07.2013
http://www.isinapolis.com




4 Temmuz 2013 Perşembe

ZümRüT



Garibim bilenim yok
Garibim dergahım yok
Çağlar sular içimde
İçmeye bir bardak suyum yok

Zulum zümrüt, parlar ellerde
Bilmezler kefendir yegane
Zümrüt, zümrüt illede
Giymeye tek bir çulum yok

Toz, toprak kınam elimde
Yol aşınmaz gezerim ilden ile
Ayaklar baş,  kavuk örte :)
Etrafta bir çift nalın yok!

Alem hoca, akıl ziyadesiyle
Ucundan tutan yok, iş dile gelse
Herkes ulema (!) kendince
Garibim bir çift sözüm yok!

http://www.isinapolis.com
3.7.2013

19 Mart 2013 Salı

Nazarim, Günüm, Güneşim…


 

Bir garip fırtına, ufuk kayıp gökyüzü gri-kara
Gemiler sarhoş, yalpalayan yelkenler ard arda
Sebebi Lodos, dayanmış haşin, camlara
Nazarım, günüm, güneşim nerdesin?
 
Diller mühürlü, gözlere gömülü sözler
Dokunsan dökülecek taneler
Yürek kor ama sobalar kör
Yiğidim, toprağım, sebebi vatanım nerdesin? 

Canı candan ayırmışlar
İki üç hayırsız yaprak için tüm ormanı yakmışlar
Isli dumanına boyanmışlar
Filizim, sürgünüm, yeşilim nerdesin?

Pamuğum derler dikene,
Bilge derler pür-i cahile,
Dinle derler bülbüle, kuzgunum sahnede
Seyr-i Alem nerdesin?

15.03.2013

19 Aralık 2012 Çarşamba

YaNkı


YaNkı

Sesim yankılanıyor..
Ne kadar haykırsam güçlü,
Dönüp yine bana çarpıyor.
Ve ayağa kalkıp,
Tekrar bağırıyorum !

28.07.2005
http://www.isinapolis.com

26 Eylül 2012 Çarşamba

MizaN


Şair ola bir damla, yudum yudum süzül toprağa
Toprak ola, koca cihanda seril insana
İnsan  ola  tohum, uzanır başak tarlaları diyarca
Diyar ola ezgi, duyula duyula pelesenk dudaklarda
Işın ola duyula, bir garip seyyah rotasız  haritada
Mesafe ola aşılmaz,  hızı sonsuz neylesin  patika
Patika ola kum, zamanında üstü deniz, içi balık icabında
İnsan ola, yaşarken her şey değişir, kader sonunda
Kader ola gem vurulmaz,  gamsız kimine kepçe,
kimine zerre mizanda



25.09.2012
http://www.isinapolis.com



8 Mayıs 2012 Salı

Işık OyuNu


Bir ışık oyunu dünya,
Kimi rengarenk kristallerin arasında,
Kimi yeşil, kimi mavi, kimi kırmızı, fuşya...
Çoğu salt çamur, kahverengi aslında.
Renklidir anlık, üzerine ışık yansıdığında,
Döner rengi özüne, gün geceye varınca.
Işık olmadan yığınlar anlamsız curcuna
Pilates, yoga, alışveriş, gezer orda burada
Bir yelkenli gelir salına salına
Yelkenin ucu dolanmış mavi bulutlara
Onun için, yer gök mavi, gerisi palavra


ştün mü yine renklerin arasına,
Güneş çekilene kadar bak doya sıya...
Sonra mı? Sonrası senden ibaret şaşırma
Rengini kudretinle yansıt güneş olsa da, olmasa da...

Bir ısık oyunu dünya, içinde bir dünya harpagonla :)

12 Nisan 2012 Perşembe

Seçilmiş Toprak



Bir tohumsan düşeceğin toprağı seçmelisin,
Öyle ki, zamanında gelişesin, o toprakta kök salıp güçlenesin!



Ömür dediğin çapanın bağlı olduğu zincir misali...

Her doğan günde bir bakla açılır, engin denize biraz daha karışırsın
Herkese farklıdır denizin derinliği, zincirin boyunca uzanırsın
Arada feleğin sillesi dalgalarla sallanırsın
Ya da sesin çıkmasın diye sürekli yağlanırsın :)

Çapa sağlam tutar, umduğundan farklı yerlere dolanmazsın
Kararır bulutlar yaklaşır fırtına, karaya demir atarsın
Kara seçtiğin toprağındır tanınırsın, öyle ki tohumunu gerdanında saklarsın..
Zamanla toprak, bir deli ormana, sen ormanın büyülü kokusuna, kendi çiçeklerinle karışırsın
Artık Portakal mısın, Kiraz mısın, Nar mısın, Çınar mısın?

 

Tek tohumsan, doğru rüzgarı beklerken yaşlanırsın doğmadan,
Ya da rüzgarı şaşırıp hayat boyu savrulursun tutunmadan.

 
12.04.2012
Güne değin...
IşıN
 http://www.isinapolis.com

4 Şubat 2012 Cumartesi

Aşık Susam :)

Simitteki susam tanesi olsam,
Omzun üstünde milyonun içine karışıp dolaşsam,
Güne ışık, geceye rüya olsam,
Uzaklaşan trenin dumanına takılsam,
Ne gecmişe, ne geleceğe sıkışsam,
Bir ben olsam, bir hiç olsam, bir tek olsam.
Diyar diyar dolanan aşık misali,
Zamandan gayrı, seyyah olsam..



www.isinapolis.com
12.2011